
Tiroid bezi, bedenin enerji yönetiminden bağışıklık sistemine kadar pek çok sürecin merkezinde yer alır. Tiroid beslenme alışkanlıkları, tiroid bezinin sağlıklı çalışması için kritik rol oynar.
Sürekli yorgunluk hissi, diyete dikkat edilmesine rağmen inatçı kilo artışı… Ya da tam tersi, iştah yerinde olmasına rağmen kilo kaybı. Saç dökülmesi, zihinsel bulanıklık, odaklanmakta güçlük. Tüm bu belirtiler, tiroidin düzenli çalışmadığına işaret ediyor olabilir.
Tiroid bezi, metabolizmayı düzenleyen T3 ve T4 hormonlarını üretir. Hipotiroidi (yetersiz çalışan tiroid) durumunda metabolizma yavaşlar: kilo alımı, yorgunluk, soğuğa hassasiyet artar. Hipertiroidi (aşırı çalışan tiroid) durumundaysa tam tersi: metabolizma hızlanır, istenmeyen kilo kaybı, kalp çarpıntısı yaşanır.
Tiroid Bozukluklarında Beslenmenin Rolü
Tiroid bezinin sağlıklı bir şekilde görevini yerine getirmesi için beslenme alışkanlıkları büyük rol oynar. Çünkü tiroid hormonlarının üretimi, belirli besin öğelerine bağlıdır. İyot, selenyum, çinko gibi mikro besin öğeleri olmadan tiroid hormonları sentezlenemez. Bu besinlerin eksikliği, hormon üretimini doğrudan engeller ve tiroid bozuklukları ortaya çıkar.
Tiroid hastalarında ise beslenme iki açıdan daha önem kazanır:
İlaç emilimi: Demir ,Kalsiyum(süt-yoğurt vs ) ve soya ürünleri tiroid ilaçlarının bağırsaktan emilimini azaltarak tedavi etkinliğini düşürebilir.
İnflamasyon kontrolü: Özellikle Hashimoto gibi otoimmün tiroid hastalıklarında kronik inflamasyon, semptomları şiddetlendirebilir. Anti-inflamatuar beslenme, bu süreci yönetmeye yardımcı olur.
Hipertiroidi Hastalığında Beslenme
Hipertiroidi, tiroid bezinin gereğinden fazla hormon üretmesiyle ortaya çıkan otoimmün bir hastalıktır. Metabolizma aşırı hızlanır: kilo kaybı, kalp çarpıntısı, aşırı terleme, sinirlilik ve uyku sorunları yaşanabilir.
İyot kısıtlaması: İyot, tiroid hormonlarının yapı taşıdır. Fazla alındığında hormon üretimini daha da artırabilir. Deniz ürünleri, iyotlu tuz ve deniz yosunu gibi iyot açısından zengin kaynaklar sınırlandırılmalıdır.
Kafein ve uyarıcılardan kaçınma: Kahve, çay, enerji içecekleri merkezi sinir sistemini uyararak çarpıntı ve anksiyeteyi artırabilir. Bitki çayları gibi alternatifler tercih edilebilir.
Yeterli protein alımı: Aşırı protein kaybı yaşanabileceğinden, yeterli ve kaliteli protein alımına özen gösterilmelidir. Rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmalıdır.

Hipotiroidi Beslenme
Hipotiroidide tiroid bezi yeterince hormon üretmez ve metabolizma yavaşlar. Enerji düşüklüğü, kilo alma, kabızlık, soğuğa hassasiyet ve zihinsel yavaşlama yaşanabilir.
Destekleyici besin öğeleri:
Selenyum, çinko ve D vitamini, tiroid hormonlarının üretimi ve dönüşümü için kritiktir. Selenyum brezilya cevizi, yumurta ve deniz ürünlerinde; çinko kabak çekirdeği, kırmızı et ve tam tahıllarda bulunur. D vitamini düşükse, güneş ışığı ve gerekirse hekim kontrolünde takviye önerilir.
Gluten ve süt ürünleri tartışması:
Özellikle Hashimoto gibi otoimmün tiroid hastalıklarında, gluten bağırsak geçirgenliğini artırarak bağışıklık sistemini tetikleyebilir. Süt ürünleri de bazı bireylerde inflamatuar etki yaratabilir. Bireysel tolerans gözetilerek eliminasyon denemeleri yapılabilir.
Kaçınılması gerekenler: Rafine karbonhidratlar ve yüksek şekerli ürünler, sindirim sistemini olumsuz etkileyebilir ve insülin direncini artırabilir.
İyot Diyeti ve Tiroid Sağlığı
İyot diyeti, iyot kısıtlaması veya artırılması değil, doğru dengedir. İyot, tiroid hormonlarının temel yapı taşıdır. T3 ve T4 hormonlarının sentezi için mutlaka gereklidir. Ancak hem eksikliği hem fazlalığı risklidir.
İyot eksikliği guatrın en bilinen nedenidir. Tiroid bezi yeterli hormon üretemediğinde büyüyerek daha fazla iyot toplamaya çalışır.İyot takviyesi mutlaka hekim tarafından verilerek , düzenli periyotlarda izlenmelidir.
İyot fazlalığı ise özellikle otoimmün tiroid hastalıklarında bağışıklık sistemini tetikleyebilir ve semptomları şiddetlendirebilir.
Dengeli iyot kaynakları: Deniz balıkları, yumurta, süt ürünleri ve tuzun iyotlu formu tercih edilmelidir.

Guatrojenik Besinler (tiroidin iyot kullanmasını zorlaştıran sebzeler)
Bazı besinler, tiroid bezinin iyot kullanma kapasitesini etkileyebilir. Bu tür besinlere guatrojenik besinler denir. Bu besinler, özellikle çiğ tüketildiğinde tiroid hormon üretimini yavaşlatabilir. Ancak bu, bu besinlerin tamamen yasaklanması gerektiği anlamına gelmez.
Guatrojenik besinler: Lahana, brokoli, karnabahar, brüksel lahanası, şalgam, turp, soya ürünleri, darı.
Pişirme etkisi: Haşlama veya buharda pişirme, guatrojenik etkileri büyük ölçüde azaltır. Pişmiş halde, günde birkaç porsiyon tüketimi çoğu birey için sorun yaratmaz.
Önemli not: Hashimoto gibi otoimmün tiroid hastalığında, bireysel tolerans gözetilmeli ve dikkatli tüketilmelidir.
Tiroid Diyeti ve Kilo Yönetimi
Tiroid hormon dengesizlikleri metabolizmayı doğrudan etkiler ve kilo yönetimini zorlaştırır. Hipotiroidide kilo alımı, hipertiroidide ise istemsiz kilo kaybı yaşanır. Bu süreçte tiroid diyeti kritik önem kazanır; çünkü kilo yönetimi sadece kalori ile değil, hormonal denge, inflamasyon ve besin emilimi ile ilişkilidir.
Tiroid hastalığında kilo verme zorluğu: Hipotiroidide bazal metabolizma hızı düşer. Aynı beslenme düzeniyle bile kilo alınabilir. Kilo konusu, sadece “fazla yemek” ya da “az hareket” meselesi değildir; metabolik dengenin kendisi bozulmuştur.
Guatr hastaları nasıl zayıflar?
Klasik diyet yaklaşımları yeterli olmayabilir. Tiroid fonksiyonlarını destekleyen bütüncül bir strateji gereklidir:
- İyot dengesine dikkat edin: Ne eksik ne fazla — iyot düzeyi, hekim gözetiminde değerlendirilmelidir. Gelişi güzel iyotlu tuz kullanımı ya da iyot içeren takviyeler, bazı durumlarda zararlı olabilir.
- Selenyum ve çinko alımını destekleyin: Bu mineraller, hormon üretimi ve dönüşümü için gereklidir. Dengeli bir şekilde alınması, metabolik süreçleri düzenlemeye yardımcı olur.
- Glisemik yükü düşük bir diyet tercih edin: Kan şekeri dengesini korumak, insülin direncini önlemek ve enerji seviyesini sabit tutmak için rafine karbonhidratlardan uzak durulmalı.
- Protein ve sağlıklı yağlara yeterince yer verin: Kas kaybını önlemek ve tokluk süresini uzatmak için her öğünde protein ve kaliteli yağ alımı önemlidir.
Yavaşlayan metabolizmayı destekleyin: Düşük kalorili şok diyetler, tiroid hormonlarını daha da baskılayabilir. Bunun yerine antiinflamatuar, besleyici ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni tercih edilmelidir.
Tiroid Hastaları İçin Diyet Listesi
Her tiroid hastasının ihtiyacı farklıdır; ideal diyet kişiye özeldir. Ancak tiroid fonksiyonlarını destekleyen örnek bir gün planı:
Kahvaltı: haşlanmış yumurta, avokado,zeytin , yeşillikler Yeşil çay Not: İlaç alımından 30-60 dakika sonra
Ara öğün: Ceviz veya kabak çekirdeği
Öğle: Izgara somon/baklagil salatası, kinoa, zeytinyağlı sebze
Ara öğün: Badem sütlü chia puding
Akşam: Sebzeli mercimek yemeği ı, haşlanmış karabuğday,1 kase yoğurt
Bu plan selenyum, çinko, iyot ve antiinflamatuar içerikler açısından zengindir.
Tiroid Hastalıklarında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Soya ürünleri yüksek miktarda tüketildiğinde tiroid hormon üretimini ve ilaç emilimini baskılayabilir. Fermente soya (tempeh, miso) daha iyi tolere edilir ancak yine de dikkatli tüketilmelidir.
Kafein ve tiroid ilacı: Kahve, çay gibi kafeinli içecekler ilaç emilimini azaltır. İlaç alımından en az 1 saat sonra tüketilmelidir.
Demir ve kalsiyum takviyeleri de ilaç emilimini engeller. İlaç ile aralarında en az 4 saat olmalıdır. Multivitamin kullanıyorsanız içeriği kontrol edin.
İşlenmiş gıdalardan kaçının: Hazır, paketli ve yüksek şekerli ürünler bağırsak sağlığını bozar ve inflamasyonu artırır. Taze, doğal besinler tercih edin. Zeytinyağı, yeşil yapraklı sebzeler, somon, zerdeçal, çörekotu gibi antiinflamatuar gıdalar destekleyicidir.
Her bedenin ihtiyacı farklıdır. Tiroid sağlığınızı destekleyen, sürdürülebilir ve kişiselleştirilmiş bir beslenme planı için danışmanlık randevunuzu oluşturabilirsiniz.

Fonksiyonel Beslenme Uzmanı
Sık Sorulan Sorular
Tiroid hastalarında kilo verme, hormon dengesinin düzeltilmesi ile başlar. Çok düşük kalorili diyetler metabolizmayı yavaşlatır. İyot, selenyum, çinko dengesi, düşük glisemik diyet, yeterli protein ve düzenli hareket önemlidir.
Hipotiroidide çiğ guatrojenik sebzeler, rafine karbonhidratlar sınırlanmalı. Hipertiroidide iyot açısından zengin besinler, kafein kısıtlanmalı. Her iki durumda da işlenmiş gıdalar ve ilaçla etkileşime giren besinlere dikkat edilmeli.
Lahana, brokoli, karnabahar çiğ tüketildiğinde tiroidin iyot kullanımını zorlaştırır. Pişirildiğinde bu etki azalır ve dengeli miktarda sorun yaratmaz. Hashimoto hastalarında bireysel tolerans gözetilmeli.
Selenyum, çinko, D vitamini tiroid hormonlarının üretimi için kritiktir. Dengeli iyot alımı, antiinflamatuar beslenme, yeterli protein önemlidir. İşlenmiş gıdalardan kaçınılmalı, bağırsak sağlığı korunmalıdır.
Çiğ guatrojenik sebzelerin aşırı tüketimi, rafine karbonhidratlar, yüksek şekerli ürünler sınırlanmalı. Hashimoto hastalarında gluten ve süt ürünleri inflamatuar etki yaratabilir. Tiroid ilacıyla etkileşime giren besinlere dikkat edilmeli.
